BENİM HİKAYEM
Merhaba,
Ben Yurdanur Kuyucu bu imkanı bana verdiği için Türkiye Meme Vakfı'na teşekkür ediyorum.
2001 yılında kendi kontrolüm neticesinde elime sağ göğsümde bir sertlik gelmişti. Hiç ameliyat geçirmediğim için korktum ve doktora görünmekten kaçındım. İlerleyen zamanda ağrı yapmaya başladı. Kadın doğum doktoruma gösterdim. Acil mamografi çektirmemi istedi ve bu kitlenin hoşuna gitmediğini söyledi. Mamografi sonucu bunu doğruluyordu. Meme Vakfı'nı bir TV kanalında izlemiş, ismini not almıştım. İlk tanışma böyle gerçekleşti ve tabii ki beni ikna etmemiş olsalardı belki de hiç ameliyata razı olmayıp, çok daha vahim durumlarla karşılaşabilirdim. Hayat hep bizimle dalga geçecek değil ya... Düşündüm ki insanın memesinin olmaması hayatın sonu değil. Eski Amozon kadınları avlanıp, ok ve yay kullandığı için tek göğsünü ateşle dağlatıyordu. Biz Türk kadınlarının Amozon'lardan farklı neresi var. Hatta fazlası var eksiği yok. Cefakar, vefalı, çilekeş, azimli....
Ölmekten bugün korkmuyorum. Yaşanmamış hayattan korkmalı insan bence. Ev halkıma hiçbir şey olmamış gibi davrandım. Yüzümde hep gülümseme var. Tanrıya inancım çok güçlü olduğu için bu bir sınav dedim. Hepimiz bir gün zaten mezun olmayacak mıyız? Hayatın neyinden korkulur ki, belki yarın kafama bir şey düşer, ecelim ondan olabilir, bunu kimse kestiremez arkadaşlarım. Ekmek kesmeye korkarken, ben bütün işlerimi kendim yapıyordum. Dünya ile ilgileniyorum. Okuyorum, takıları çok sevdiğim için Bedesten'den yeni tasarılara bakıyorum. Yani varım, yaşıyorum.
Seher vakti kalktığımda bütün evrene kollarımı açarak teşekkürlerimi sunuyorum. Sorunsuz yaşam olmaz, yaşam sorunlarla başa çıkmayı bilmekte. Ben değerliyim, her insan ve canlı değerli benim gözümde. Haydi kızlar kendinizi ve yaşanacak ne varsa, herkesi sevin ve paylaşın. Elli yılda öğrenemediğim şeyleri iki yılda bana bir göğüs öğretti. Hepinizi sevgiyle kucaklarım.
Özgür Ruh |