MEME KANSERİ VE PLASTİK CERRAHİ
Memenin iki temel işlevi var; türün devamı için yeni doğan bebeğin beslenmesi ve yine türün devamı için, karşı cins için cinsellik işlevi. İkinci özelliği, kadının kadınlık kimliğiyle doğrudan ilgili. Bir çok kadın meme kanserini, kadınlık kimliğine bir tehdit ve saldırı olarak kabul ediyor. Hastalığın tedavi aşamalarından birisi olan memenin alınması, kadın için çok önem taşıyor; memesini kaybetmektense başka bir uzvunu kaybetmeyi, örneğin bacağının kesilmesini tercih edebiliyor.
Memeyi almadan yapılan ameliyatlarla bu sorun önemli ölçüde önlenebiliyor. Fakat bazı durumlarda memenin tümünün mutlaka alınması gerekiyor. Memenin alınmasıyla ortaya çıkan psikolojik ve sosyal sorunlar, bazı ailelerde özellikle ön plana çıkabiliyor. Memenin alınmasıyla karşılaşılan bu sorunların çözümü de, alınan memenin yerine, plastik cerrahi yöntemleriyle yeni bir meme yapmaktan geçiyor. Buna meme rekonstrüksiyonu diyoruz.
MEME REKONSTRÜKSİYONU NE ZAMAN YAPILABİLİR?
Memesini korumak isteyen bir kadının ilk teşhisi konduğu sırada iyi bilgilendirilmesi çok önemli. Bir çok kadın ameliyat seçeneklerini her şey olup bittikten sonra öğreniyor. Başlangıçta tedavi seçeneklerini iyice öğrenip, hekimiyle birlikte karar vermesi en doğal haklarından birisi.
Memesinin alınmasını istemeyen bir kadının memesi mutlaka alınması gerekiyorsa, eğer kriterler uygunsa, meme rekonstrüksiyonu memenin alındığı sırada yapılabiliyor. Yani meme alınır ve aynı ameliyatın içinde plastik cerrah ameliyata devam edebilir. Buna hemen rekonstrüksiyon diyoruz. Bu işlem, bazı hastalarda psikolojik açıdan sorunun göğüslemesinde çok önem taşıyabiliyor.
Ameliyat sonrası hemen meme rekonstrüksiyonu yapılabilmesinin bazı kriterleri var. Ameliyat sonrası radyoterapi uygulanması planlanıyorsa, rekonstrüksiyonun hangi teknikle yapılacağı önemli. Eğer bu işlem vücudun başka bir yerinden doku getirilerek yapılacaksa, hemen yapılabiliyor. Fakat silikon protez kullanılacak ise hemen rekonstrüksiyon yapılamıyor. Bu hastalara radyoterapi tamamlandıktan sonra rekonstrüksiyon öneriliyor. Buna da geç meme rekonstrüksiyonu diyoruz.
Eğer ameliyat sonrası radyoterapi uygulanması düşünülmüyorsa her iki yöntem de kullanılabiliyor
Bazı durumlarda, hastalar hemen rekonstrüksiyon yöntemi konusunda bilgilendirilmemişlerse, veya o sırada karar verememişlerse, daha sonra geç meme rekonstrüksiyonu yapılabiliyor. Geç meme rekonstrüksiyonunun kesin bir zamanı olmamakla birlikte, kemoterapi ve radyoterapiden sonra yapılması uygun kabul ediliyor. Sadece kemoterapi yapılmışsa, 3-4 ay bekleyerek vücudun kan tablosunun ve bağışıklık sistemlerinin düzelmesi bekleniyor. Eğer radyoterapi yapılmışsa, 6 ay kadar ışın uygulanan bölgedeki dokuların kendilerini toparlaması bekleniyor. Eskiden ameliyat sonrası en az 2 sene geçmesi beklenirdi. Bu görüş artık terk edildi. Sadece ilerlemiş meme kanseri söz konusuysa, kanserin aynı yerde tekrar etme olasılığı yüksekse, beklemek gerekebiliyor.
HEMEN REKONSTRÜKSİYONUN YARARLARI
Bu girişim hastayı psikolojik açıdan gerçekten çok rahatlatıyor. Hayatını tehdit eden bir hastalıkla baş etmeye çalışırken bir de kadınlık kimliği tehdit altına girince, sorunu göğüslemek daha da güçleşiyor. Hemen rekonstrüksiyon sayesinde, bir çok kadın ameliyat sonrası sosyal hayata daha kolay dönebiliyor; karşı cinsle olan seksüel ilişkisini daha kolay sürdürüyor.
Hemen rekonstrüksiyon, geç rekonstrüksiyona göre teknik olarak daha avantajlı. Çünkü hemen rekonstrüksiyon yapılacaksa, memenin alınması sırasında sadece meme başı ve çevresi alınıyor ve meme derisi olduğu gibi korunuyor. Bu sayede daha iyi kozmetik sonuç alınabiliyor.
Hemen rekonstrüksiyon ile, ikinci bir ameliyat ve hastane masrafı olmuyor; ikinci bir ameliyatın sıkıntısı ve stresi yaşanmıyor.
Hemen rekonstrüksiyon, meme kanseri teşhisi konmuş, bir anda tüm hayatı alt üst olmuş bir kadın için bazen verilmesi zor bir karar olabiliyor. Ameliyat işlemi daha karmaşık hale geldiği için, kanama, enfeksiyon gibi olası ameliyat komplikasyonları riski de artıyor.
Metnin devamı "Kadınlar İçin Meme Sağlığı Bilgileri" adlı kitapta yer almaktadır...
|