VİTAMİNLER MİNERALLER VE MEME KANSERİ (SUPPLEMENTS)
VİTAMİN NEDİR?
Vitaminler, besinlerle aldığımız protein, karbonhidrat ve yağların vücudumuzda kullanılması için gerekli kimyasal maddelerdir. Ayrıca vücudumuzda süren bir çok kimyasal olay sırasında ara madde olarak kullanılıyorlar. Vitaminler uzun süre alınamadığı zaman eksikliklerine bağlı bir çok hastalık ortaya çıkıyor.
Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için 14 farklı vitamine gereksinimimiz var. Bu vitaminler, yağda eriyenler "A, D, E, K" ve suda eriyenler "biyotin, vitamin C, koline, tiyamin (B-1), riboflavin (B-2), niasin (B-3), pantothenik asid (B-5), piridoksine (B-6), folik asid (B-9) ve kobalamin (B-12)" olmak üzere 2 gruba ayrılıyorlar. Özellikle yağda eriyenler aşırı miktarda alındığında yağ dokularında depolanarak toksik etki yapabiliyorlar. Suda eriyenler ise fazla alındığında idrarla atılıyorlar ama yine de bazı yan etkileri olabiliyor.
MİNERAL NEDİR?
Organizmamızda süregelen kimyasal olaylar ve organizmamızı oluşturan bazı yapı taşları için 16 farklı minerale gereksinimimiz var. Kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, klor ve sülfür temel mineraller. Kalsiyum fosfor ve magnezyum kemik ve dişlerin gelişmesi için gerekli. Sodyum, potasyum ve klor da organizmanın su ve kimyasal dengesi için gerekli. Krom, bakır, flor, iyot, demir, molibden, çinko ve selenyum da organizmanın gelişmesi ve sağlıklı bir yaşamı sürdürebilmesi için gerekli.
Vücudumuzun günlük beslenme gereksinimini protein, karbonhidrat ve yağ gibi makrobesinlerle sağlıyoruz. Bu besinleri alan organizmanın faaliyetlerine devam edebilmesi için vitamin ve mineral gibi mikrobesin maddelerine gereksinimi var. Bu maddeler doğal besinlerimiz içinde bulunuyor. Bazı vitaminlerin veya minerallerin yüksek miktarda alınmasıyla kansere karşı önleyici hatta tedavi edici özellikleri olduğu ileri sürülüyor. Ancak bu önerilerde ciddi bir bilimsel çalışma desteği görmüyoruz.
C vitamini, E vitamini ve betakaroten (A vitaminin öncü maddesi) gibi vitaminler yüksek antioksidan özellik taşıyorlar. Yani vücudumuzda çeşitli kimyasal olaylar sırasında oluşan ve DNA'da bozulmaya yol açarak kansere sebep olan serbest oksijen radikallerinin etkilerini önlüyorlar. Bu nedenle bu vitaminleri bol miktarda içeren besinlerle beslenmek kansere yakalanma riskimizi azaltıyor. Bu durum, yapılan bir çok bilimsel araştırma ile gösterilmiş olan bir gerçek.
Buradan yola çıkarak bu vitaminlerin yüksek miktarda alınması ile kanser riskinin azaltıldığını ileri süren vitamin üretici firmalar, veya bu tip tedavileri öneren alternatif tıp merkezleri var.
Yapılan çalışmalarda, zengin C vitamini içeren gıdalarla beslenen toplumlarda meme kanserinin daha az olduğu gözleniyor. Fakat yüksek doz vitamin C haplarının alınması aynı etkiyi göstermiyor. Bu nedenle, önerilen vitaminlerin doğal yollarla alınmasının daha faydalı olduğu ileri sürülüyor.
Diğer bir örnek ise beta karotenlerler ile ilgili. Sigara içen kişiler beta karoteni doğal yolla sebze ve meyvelerle aldıklarında, akciğer kanseri riskinin azaldığı gözlenmiş. Buna karşılık sigara içen kişilerde yüksek miktarda beta karoten içeren hapların alınmasının akciğer kanseri riskini artırdığı gösterilmiş.
Yapılan araştırmalar, bu vitaminlerin daha çok doğal yolla alındığında kansere karşı koruyucu etkileri olduğunu gösteriyor. Bu vitaminlerin doğal yol yerine zenginleştirilmiş haplar içerisinde alındığında kansere karşı korucu etkilerinin olmadığını gösteren bir çok güvenilir çalışma var.
Metnin devamı "Kadınlar İçin Meme Sağlığı Bilgileri" adlı kitapta yer almaktadır...
|