![]() |
Meme kanseri kol şişiriyor Ayten GÖRGÜN
2000 yılında dünyada 1 milyona yakın kadına meme kanseri tanısı
konacak.
Meme kanseri kadınlar arasında en yaygın olanı. Bazen ameliyat çözüm
olamayabiliyor. Kanserden kurtulan kadın, bu kez de koltukaltındaki lenf
düğümleri ameliyat ile alındığından kolda ileri derecede fiziksel
engellere yol açan ve lenfödem adı verilen tablo ile yüzyüze kalıyor.
Türkiye'de ilk defa TÜMKAN Türk Meme Hastalıkları ve Meme Kanseri Vakfı
bünyesinde bir Lenfödem Tedavi Ünitesi kuruldu.
Lenfödem tedavisi için geliştirilen ‘Kompresyon Tedavi Sistemi’ cihazı
çeşitli lenf ve damar hastalıklarının da tedavisinde kullanılıyor.
Meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanser türü. Kanser
türleri arasında da en yaygın olanı. 1999 yılı için tablosu şöyle:
Avrupa'da 1 milyon kadın meme kanseri tedavisi görüyor.
Dünyada her 11 dakikada bir kadın bu nedenle hayatını kaybediyor.
Her üç dakikada bir kadına yeni meme kanseri tanısı konuyor.
2000 yılında dünyada 1 milyona yakın kadına bu tanı konacak.
Türkiye'de ise her 10 kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Her yıl
yaklaşık 30 bin kadının bu kansere yakalandığı düşünülüyor. Erken tanı
olanakları yaygınlaştırılsa meme kanseri ölüm oranı yüzde 25 oranında
azaltılabilecek, Türkiye'de yılda ortalama 7-8 bin kadının hayatı
kurtarılabilecek.
Meme kanserini kesin olarak önleyen bir yöntem yok. Tek çözüm erken
tanı. Diğer kanser türlerinden en önemli farkı ise erken tanının iyleşmede
önemli rol oynaması.
Türkiye'de meme kanserinde erken tanı ve bu konuda toplumu
bilinçlendirmeyi hedefleyen bir vakıf, iki hafta önce açıldı. Adı TÜMKAN
Türk Meme Hastalıkları ve Meme Kanseri Vakfı.
Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Can Gürbüz, ilk ve önemli amaçlarını
şöyle sıralıyor: ‘‘Amacımız her kadının kendi muayenesini yapmayı
öğrenmesi, 40 yaşından sonra da her yıl bir uzman hekime muayene olması ve
yine her yıl mamografi çektirmesi bilincine ulaşmasını sağlamak. Böylece
hasta memesindeki en küçük değişikliği fark edebilecek, dolayısıyla
doktoruna başvuracak ve hastalık en erken safhada tespit edilecek.’’
MEMEDEN ÇOK LENF ÖNEMLİ
Meme kanseri tedavisinde en yaygın uygulama ise meme ameliyatları.
Ameliyatlar temel olarak memenin alınmadan korunması ve memenin tümünün
alınması şeklinde iki ana gruba ayrılıyor. Ek olarak memenin yerine
plastik cerrahi teknikleri ile yeniden meme yapılması ameliyatı var.
Ancak iş ameliyat olmakla bitmiyor. Meme kanserinde koltuk altında yer
alan lenf düğümlerinin ameliyat ile çıkarltılması veya bu bölgeye ameliyat
ile birlikte radyoterapinin yapılması bölgenin lenf sıvısı akım yolunun
bozulmasına neden olabiliyor. Bunun sonucunda kolda lenf suyunun
birikmesine bağlı şişme meydana geliyor. Buna da tıpta ‘‘lenfödem’’
deniyor.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre (WHO) dünyada 250 milyon kişide lenfödem
var. Bir başka istatistik sonucuna göre ise dünyada 25 kişiden biri
yaşamının bir döneminde az ya da çok bir lenfödem tablosu geliştirmiş.
Meme kanserine bağlı koltukaltı lenf düğümleri alınan hastalarda yüzde
10-20 arasında lenfödem gelişiyor.
LENFÖDEME KARŞI UYANIK OLUN
TÜMKAN Vakfı, İsrail'de Tel Aviv Üniversitesi Damar Cerrahisi
Kliniği ve Lenfödem Kliniği Şefi Prof. Dr. A. Zelikovski'yi düzenledikleri
‘‘Meme Kanseri, Lenfödem ve Tedavi İlkeleri’’ konulu konferansa davet
etti.
Prof. Zelikovski, meme kanseri nedeniyle ameliyat olanların lenfödeme
karşı uyanık olmaları gerektiği üzerinde durdu: ‘‘Şu ön belirtilere dikkat
etmelisiniz. Kolda dolgunluk hissi, deride gerginlik, el bileği ve
parmakların hareketlerinde azalma, giysi kolu, bilezik, saat, yüzük gibi
eşyaların dar gelmeye başlaması.’’
Konferansa 250'den fazla hasta ve tıp mensubu katıldı. Katılımcıların
yüzde 90'ı kadındı. Konferansta meme kanseri nedeniyle koltuk altındaki
lenfleri alınan bir hasta şunları söyledi: ‘‘İnsanın herhangi bir nedenle
lenf sistemi aksayabilir. Bu duruma düşünce inanın göğsümü kaybettiğime
üzülmez oldum. Kolunuzda sanki beş altı kilo ağırlık asılı onu
taşıyormuşsunuz gibi bir his bu. İnsanın göğsünden çok özgürlüğü önemli.’’
TEDAVİDE BEŞ AYRI YÖNTEM
TÜMKAN bünyesinde Türkiye'de ilk defa bir Lenfödem Tedavi Ünitesi
kuruldu. Lenfödem tedavisinde beş ayrı yöntem uygulanıyor: Cilt bakımı,
lenfodrenaj adı verilen bir tür masaj, basınç pompaları, basınç kollukları
ya da bandajlama ve egzersizler.
Prof. Zelikovski konferansta kendi geliştirdiği ve dünyaca kabul gören
12 hücreli ‘‘Kompresyon Tedavi Sistemi’’ni tanıttı: ‘‘Lenfödemde derinin
elastik lifleri aşırı gerilme sonucu zedelenir. Bu nedenle sıvı birikimini
engellemek için devamlı olarak dış basınç uygulaması gerekir. Burada
ölçüleri uzmanlar tarafından alınan elastik basınç kollukları
kullanıyoruz.’’
Cihaz, evde kullanım için geliştirilmiş. Çeşitli lenf ve damar
hastalıklarının tedavisinde de kullanılabiliyor. Basınç kontrolü
ayarlanabilir bir cihaz bu. Tasarımı, tatil ve seyahatlerde de
kullanılabilmesi için hafif ve taşınabilir yapılmış.
|