|

Bir mumun diğer bir mumu yakarak
aydınlatmasıyla kaybedeceği hiç bir şey yoktur. Lütfen bu
hikayeyi çevrenizdekilerle paylaşarak diğer mumları da aydınlatın.
Tüm aydınlıklar kadınların olsun...
Günün her saati kapısı
önünde bekleyenler olurdu. Kimi işinden olmuş, kimi çocuğunun okulu
ile ilgili, kimi de bebeciğine süt bulabilmek için kapısını
aşındırırdı. Şehrin önemli belediyelerinden birinde başkan
yardımcısıydı.
Bir
gün önce eski bir arkadaşı aramıştı, ortak bir arkadaşları için;
meme kanseri teşhisi konmuştu. Bu günlerde ne sık duyuyordu bu
hastalığı! Gün geçmiyor ki gazetede bir haber çıkmasın. Birkaç yıl
önce kızında memesi ile ilgili bir sorun yaşamıştı. Neyse ki temiz
demişlerdi; ama ne çektiğini bir kendisi biliyordu.
Arayan arkadaşı
kendisine mamografi çektirip çektirmediğini sormuştu.
“Biz
okumuş cahiller için fazla lüks, işimizden zaman mı kalıyor?” diye
cevaplamıştı. Fakat arkadaşı ısrarla kendisinin çektirmek
istediğini, ona da gelmesini söyledi. Açıkçası ne zamandır
bunu düşünüyor ama bir türlü işi el vermiyordu. Herkesin yardımına
didinmekten kendisine zaman ayıramamıştı. Belki bilinç altında biraz
da korkusu vardı; “Durup dururken başıma iş
çıkartmayayım!..”.
|

|
|
Ertesi gün
birlikte gittiler arkadaşıyla mamografi çektirmeye; ondan
sonrası bir hayal gibi geçti. “Önce filminizde bir sorun
var dediler araştıracağız”.
Sonra parça
alındı, sonuç meme kanseri. Fakat nasıl olduysa çok erken
evrede yakalanmıştı felaket.
Sadece kanserli
bölgeyi çıkartmak yetiyordu, ama tüm memeyi aldırmayı tercih
etti. Bunun kararını vermekte çok güçlük çekse de geriye
baktığında hiç pişmanlık duymuyor. Ne kemoterapi dedikleri
ilaç tedavisi ne de ışın tedavisine gerek oldu. Tesadüfler
hayatını kurtarmıştı; yeni bir hayata başladı.
Geriye dönüp
baktığında kendisine çok
şaşıyor. |
“Nasıl olur da düzenli
meme muayenelerimi olmadım, mamografilerimi çektirmedim?”
diye.
“Ben herkese
yardım etmeye çalışırken bedenimi neden bu kadar ihmal
ettim”
Bilmediği ise bunun bir
eğitim ve kültür sorunu olduğuydu. Bu şekilde eğitim görmedi
ki.
Şimdi artık hayata çok
daha farklı bakıyor sayın başkan yardımcısı.
“Meme çok kıymetli ama yaşam
çok daha kıymetli. Deniz benim tutkumdur, dalgaları ve maviliği ile.
Dinlenmek istediğim zaman hep deniz düşlerim; deniz hayal ederim.
Gelincik tarlası da hayal ederim. Ama artık şimdi yorulduğumda,
bulutlar ve mavi gökyüzüne bakabilmek bana yetiyor. Gökyüzünü
görmüş olmak kesinlikle beni mutlu ediyor. Şairin dediği gibi
“Toprak güneş ve ben bahtiyarım”. Artık akşamlar erken iniyor; eve
gelirken gökyüzü lacivertleşiyor ve bunu görebilmek bana sonsuz
mutluluk veriyor. Günümün tüm yorgunluğunu alıyor.
Yaşam hiç fark etmediğimiz
kadar güzel ve tatlı. Ben yaşam ve bedenime bakma konusunda
dersimi aldım, ama bedel ödeyerek. İsterim ki herkes için böyle
olmasın; bedel ödemek zorunda kalmasın insanlar bedenlerinin ve
yaşamın farkına varmak için.”
Ekim ayı “Dünya
Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı”. Siz 40 yaşınızı geçtiyseniz
mamografinizi çektirdiniz mi? Anneniz, kız kardeşiniz, komşunuz,
arkadaşınız, ne yaptılar? Kendinize veya bir yakınınıza bir hayat
armağan edin.
Dr. Can Gürbüz
MEVA Türkiye
Meme Vakfı
Rumeli Caddesi
Şafak Sokak No 40/4 Osmanbey-İstanbul 80220
Tel : 0212-219
5509 Fax: 0212-219 5508
Cem İşmen ve Grubu'na teşekkürlerimizle
Denizce
|