Hayat
kurtaran tişörtler
|
MEVA Başkanı Can
Gürbüz, "Tişörtleri Dilek Hanif tasarladı. Kravatları
Damat&Tween hediye etti. Şahinler ise 2 bin tişört üretti"
dedi.
|
Türkiye Meme Vakfı, 'Moda Meme Kanserine Karşı'
adıyla bir kampanya başlattı. Kampanya kapsamında satılacak olan
tişört ve kravatların geliriyle ücretsiz teşhis merkezleri
kurulacak
05/08/2003 (195 kişi okudu)
SATFİYE YUVA KİREÇCİ
İSTANBUL - Kadınları meme
kanserine karşı bilgilendirmek ve erken teşhis konusunda yardımcı
olmak amacıyla 1998 yılında kurulan Türkiye Meme Vakfı (MEVA) `Moda
Meme Kanserine Karşı' adı altında bir kampanya başlattı. MEVA,
kampanyayla tüm Türkiye'ye sesini duyurmayı ve ücretsiz teşhis
merkezleri kurmayı hedefliyor.
Bu amaçla merkezi ABD'de bulunan
Amerikan Modacılar Birliği ile anlaşma yaptıklarını söyleyen MEVA
Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Can Gürbüz,
"Tasarımı Ralph Lauren,
logosuysa Amerikan Modacılar Birliği tarafından yapılan tişört ve
kravatları Türkiye'de ürettirip satmayı amaçlıyoruz. Buradan elde
edilecek gelirle teşhis istasyonu sayısını artırmayı ve daha geniş
kitleleri bilgilendirmeyi de planlıyoruz" dedi.
Yurtdışında
örnekleri var
Bu tür ürünlerin halen aralarında
Brezilya, İngiltere, Yunanistan ve Kanada'nın da bulunduğu dokuz
ülkede satıldığını belirten Gürbüz şöyle devam etti:
"Brezilya
bu ürünlerin satışından sekiz yılda 9 milyon dolar gelir elde etmiş.
Uygulamanın iki yıl önce başladığı 10 milyon nüfuslu Yunanista'da 50
bin tişört satılıyorsa, herhalde 70 milyonluk Türkiye'de 100 bin
adetlik tişört satışı gerçekleştirebiliriz."
'Moda Meme
Kanserine Karşı' adını taşıyan projede Türk Kanser Araştırma ve
Savaş Kurumu ile birlikte çalıştıklarını söyleyen Can Gürbüz, hazır
giyim firmalarının da kendilerine çok büyük destek verdiğini
anlattı. Ünlü modacı Dilek Hanif'in kampanya için özel tişört dizayn
ettiğini dile getiren Gürbüz, Damat&Tween markasının yaratıcısı
Orka Group'un kendilerine
250 tane kravat hediye ettiğini,
ayrıca Şahinler Holding'in de 2 bin adet tişört ürettiğini ifade
etti.
Satış eylülde
başlıyor
Ürünlerin satışına eylül ayında
başlayacaklarını ve ilk yıl 5 bin adetlik hedef koyduklarını ifade
eden Gürbüz, satış konusunda da kendilerine en büyük desteğin
Birleşmiş Markalar Derneği'nden geldiğini vurguladı.
Birleşmiş
Markalar Derneği'nin çatısı altında Damat&Tween, İpekyol,
Mark&Spencer ve Benetton gibi birbirinden ünlü markalar yer
alıyor. Dr. Gürbüz'ün verdiği bilgiye göre meme kanseriyle savaşmak
için üretilen bu ürünler Birleşmiş Markalar Derneği'ne üye
kuruluşların mağazalarında satışa sunulacak.
Tişört ve kravat
satışından elde edilecek gelirle ücretsiz meme kanseri taraması
yapmayı istediklerini vurgulayan Gürbüz, "Türkiye Meme Vakfı olarak
ilkini İstanbul Nişantaşı'nda açtığımız istasyonların sayısını da
artırmayı ve tüm Türkiye'ye yayılmayı planlıyoruz. Ayrıca bir de
gezici istasyon kuracağız" diye konuştu.
'Ölüm oranı yüzde
25 azaltılabilir'
Meme kanserinin kadınlar
arasında en sık görülen kanser türü olduğunu söyleyen MEVA Yönetim
Kurulu Başkanı Dr. Can Gürbüz, "İstatistiklere göre Türkiye'de her
10 kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Yılda yaklaşık 30 bin
kadının da meme kanserine yakalanması bekleniyor. Batı ülkelerinde
erken tanı olanakları çok yaygın olarak kullanıldığı için meme
kanserine bağlı ölüm oranı çok düşük. Oysa Türkiye'de kadınlar
yeterince bilinçli olmadığı için ve erken tanı olanakları yetersiz
olduğu için hastalık büyük tehlike arz ediyor" dedi. Meme kanserinin
süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallarda
oluştuğunu dile getiren Gürbüz, "Bu süt bezlerini ve kanalları
döşeyen hücrelerin kontrol dışı çoğalmaları ve vücudun çeşitli
yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir"
diye konuştu. Erken tanı olanaklarının yaygınlaştırılması ve
kadınların bilinçlenmesiyle meme kanseri ölüm oranının yüzde 25
oranında azaltılabileceğini ifade eden Gürbüz, yılda ortalama 7-8
bin kadının hayatının kurtarılabileceğini anlattı.